Translate

19 Kasım 2015 Perşembe

höff be konulu yazımız :)

bilmezdim çok yanlarımın az yanımla yetineceğini..
uzakların yakınlığım, yakınlığımın uzaklara gönül verceğini..su ve ateş..


içime oturan öküzün, bir hint saygısı edasıyla kalkmasını bekliyorum adeta..günler geçiyor ve değişen hiç birşey yok,bir adım yok, ilerleme yok..neden böyle oldu diye durup düşünüyorum oysa başı yoktu ve biliyordumki sonu da yoktu bu işin.boşluğuma mı geldi hoşuma mı gitti? İnsan tuhaf bir varlık bazı şeylerin sonunu bilmesine rağmen yaşamak istiyor..yani ne olacakki!!
olmuyor işte iki gözüm hayır yok biliyorsun, olmayacak da.ikimiz birbirimize çok benziyoruz ikimizde birer cins insanız..ikimizde adım atmayız istesek de..ve böyle sürüp gider bu tıpkı daha önce olduğu gibi..ama bu sefer nasıl dayanacağım bilmiyorum kaçış teorilerim bile yetmiyor bana görmezden gelişlerim içimin içimi yiyişleri, nefesimi daralatacak dereceye geliyor bildiğin.işin kıskançlık boyutuma hiç gitmeyeyim istersen orası ayrı bı dünya şu an kıskanmak deyince bile beyin kıvrımlarım kasılıyor..Ama sakin olmam gerektiğinin farkındayım ve şu an sakinim pimi çekilmiş bir bomba gibi :D patlamicam damarıma basılmadığı sürece hatta bassa bile patlamicam sonra bi bakmışsın kendi patlamış aslında istediğim  de tam olarak bu :D

yani şu an ne yapıyor diye merak etmiyor değilim ama biraz zamana ihtiyacım var.2-3 hafta kadar..alışkanlıkların hepsi kötü bence hiç birşeye alışmayacaksın şu hayatta..en çok da insanlara..neyse yazıyı burda bitirip bi çay alsam iyi olacak..şu çay da olmazsa..son olarak bu yazıyı yazmamdaki sebep bir doktordan okuduğum bir yazıdan ötürü, çok bunalıp konuşmanız gerekip konuşamadığınız şeyler olursa duygularınızı yazın bir yere dökün bu sizi rahatlatacaktır demişti.görüyorum ki işe yarıyor siz de yazın insanlara anlatınca bişey değişmiyor sonuçta hatta başınızı ağrıtacak sonuçlar doğuyor..neyse sağlıcakla kalın :)

8 Kasım 2015 Pazar

Girdap

İskenderundaki 5.yıl..güzel hissettirmiyor cidden ama mecburiyetten...yine yağmurlu ve gök  gürültülü bi gece tabi elektrik kesintisi olmazsa olmazı..  

Kulagımda Tchaikovsky1812 Overture full versiyon eşliğindeki sade kahvemle
bu aralar aklımda hep ilk yıllarım, zaman diyorum hataları affetmiyor..Akıp gitti, gidiyor..Giden sadece o olmadı tabi en sevdiklerim, deger verdiklerim..sanırım bu hayatın kuralı söyleyecek söz yok.Bendeki yazma isteği hep yalnızlıktan doğan bişey galiba,söylemek istediklerini söyleyecek kimse bulamayınca insan kağıda kaleme döküyor.Ah ne çok yalnız kaldık..Ne çok affettik..Değişen bişey olmadı ama..yine yalnız kaldık yine baş başa..
             
           Söylemek istediğim o kadar çok şey var ki..Kendime itiraf edemediklerim, duymak istemediklerim, kabullenmek istemediklerim ve gerçekler..Gerçekler elbette acıtır ama gözlemler ve itiraf edemediklerimiz canımızı yakar içimizde gizliden gizliye büyüyen bir kor olur..Yine tek ilaç zaman mı?Zamanımı bekliyorum zaten biliyorum bitecek bu günler biliyorum hatırlamayacagım bile, bi süre sonra, ama şimdi...Şimdi kurtulmak için napmalıyım diye düşünüp duruyorum..Düşünmekten nefret ediyorum! 
Buldugum çözüm, hareketsiz kalmak..Kim ne yaparsa yapsın tepki vermiyor,görmezden geliyorum elbette kimin ne yaptığını biliyorum belkide umursamıyorum, belkide duyarsızlaştım..Belkide öyle olmak istiyorum..Ayna gibi.Buraya yazamayacağım bişey daha var ama bu söz herşeyi anlatır sanırım.."Sevmek; zaman ayırmaktır boş zamanı doldurmak degil."..Hayat gerçekten kısa üzülmek ve birşeyleri diretmek için.

Neyse bu aralar bitirme projemle ugraşıyorum ne oldugunu bile çözemediğim Laraveli yapacağım inşallah.Şu okul hayatım ne zaman bitecek..Sabırsızlıkla o günü bekliyorum..ilk blog yazısı için yeterli sanırım :)